TEKIRDAG 100.YIL SPOR KULÜBÜ
  Teknik Direktörümüz Şahap PAKAL
 



11.11.1955 Doğumlu Evli 2 Çocuk Babası 1 Torun dedesi İstanbul şampiyonu Kulespor'da ilk lisanslı futbolcu olarak futbola başladı. Yıl 1970. İstanbul karmasında oynarken Bursaspor'a transfer olup birinci ligde futbol oynamaya başladı. 1974-1975 sezonunda Tekirdağspor'a transfer oldu. Tekirdağspor'da başta 1976-1977 sezonunun 3. lig şampiyon kadrosunda olmak üzere 2. lig kadrosu dahil 5 yıl Tekirdağspor forması altında başarılı müsabakalar çıkardı. Daha sonra 1980 yılında Boluspor'a transfer olan Şahap Pakol. Burada 2 sezon oynadıktan sonra askerliğini yapmak için İskenderun'a gitti. Bu süreç içinde 1982 yılında İskenderunspor ile anlaşan Pakol 6 yıl İskenderunspor formasını giydi. Daha sonra 1987-1988 sezonunda tekrar Tekirdağspor'a gelen Şahap Pakol, 1991 yıl sonuna kadar Tekirdağspor'da futbol oynadı. Tekirdağspor'da oynadığı yıllarda sporseverlerin gönlünde taht kuran Cengiz-Şahap ikilisinin libero-stoper mevkilerinde Cengiz ile Şahap çok güzel maçlar izlettiler. Tekirdağsporda futbolu bırakan Şahap Pakol antrenörlük diploması sahibi olduktan sonra amatör ligde çalıştırdığı takımları başarıya taşıdı. Şampiyonluklar yaşadı. İlk antrenörlük deneyimini Tekirdağ Yavuzspor'da amatör çalıştırıcı olarak başlayan Pakol hocamız, daha sonra Çiftlikönüspor'u çalıştıran ve şampiyon yapan Şahap Pakol daha sonraki sezon Kumbağspor'u çalıştırdı. Bir yıl sonra çalıştırdığı Muratlı Kurtuluş takımını çalıştırıp şampiyon yapan Şahap hoca Tekiradğ 100. yıl spor kulübünün kuruluş aşamasından bu güne kadar bu kulübün antrenörlüğünü yapmaya devam ediyor. Amatörlüğün bütün zorlukları içinde emekli Bekçi Başı Mehmet Görgün ve spor sever mahelle sakinlerinin destekleri ile 100. yıl spor takımının ayakta kalmasına gayret ediyorlar.

Tekirdağsporda oynadığı yıllarda kulüp başkanı Çetin Gürel'in girişimleri sonucu Tekiradğ Köy Hizmetlerinde göreve başlayan ve halen burada görev yapan Şahap hocamız geçmiş yıllarda Tekirdağ Köy Hizmetleri futbol takımında çalıştırıcılık yaptığı dönemde takımını deplasmanlı amatör lige kadar taşıyıp Tekirdağ'ın sesini duyurdular. Bu takım daha sonra kapandı. Tekirdağsporda oynadığı yıllarda unutamadığı bir hafta var ki anlatmak dinlemek bir hayli keyif verici. Bu anılarla dolu olan haftayı Şahap Pakol hocamızdan dinliyoruz. İzmir'de Altınordu ile Salı günü tehir maçı oynamak için İzmir'e gittik. Pazar günü Sivas'ta oynadığımız maçta ciddi boyutta bir sakatlık geçirdim. Ayağıma sürekli buz tedavisi yapılıyor. Canım bir hayli yanıyor idi. O akşam gelen bir telefon beni son derece sevindirdi. Baba olmuştum. Oğlumun dünyaya gelmesi beni son derece sevindirdi. Sabah oldu. Antrenör ve bütün takım arkadaşlarım Şahap bugün takım ve oğlun için oynayacaksın diye ısrar ettiler. İçimden oynamak gelmiyordu. Sahaya gittik. Kadro açıklandı ve ilk onbirde idim. Sevinç ve sakatlık iç içe girdi. Maç başladı ne sakatlık ne rahatsızlık kaldı. Daha sonraki yıllarda Beşiktaş'ta da oynayan Adem'e o gün adım attırmadım. Maç sonrası Adem gelip beni tebrik etti. Maç berabere bitti. Tekirdağ'a döndük. Turan Şenkal ağabeyimiz beni özel arabası ile İstanbul'a yeni doğan oğluma gönderdi. Pazar günü Ispartaspor ile hayati bir maçımız var hemen dönmem gerekiyor idi. Alpay hocam Şahap artık baba oldun herhalde bu hafta oğlun için bir gol atarsın dedi. Pazar günü Ispartaspor'u (1-0) yendik. Golü de ben attım. Maç sonrası oğluma gidemedim. Zira takım maç sonrası gecesinde Kumbağ'da kampta kaldık. Sabahı İstanbul'a yeni doğan oğluma gittim. Bu geçen bir hafta iki maç ve oğlum ve eşim benim spor yaşantımdaki en ilginç anlar ve unutamadığım anılar olarak halen gözlerimin önüne geliyor.

Tekirdağspor için formasının hakkını her zaman veren Şahap Pakol zaman zaman büyük fedakarlıklar yapmıştır. Çetin Gürel, İbrahim Yıldız, Öner Özen, Fikret Yılmaz, Mustafa Aydoğlu yönetimlerinde Selahattin Ünlü, Alpay Özsu, Zafer Tınaz, Aydın Çelik hocalar ile çalışan Şahap Pakol, Ziver Kızıldağlı, Vecdi Yanlızoğlu, Nihat Öztürk'ün olmadığı dönemlerde ayrıca takım kaptanlığı da yapmıştır. Tekirdağspor'da yıllarca futbol oynayan Şahap Pakol hocamız yıllar sonra düne dönüp baktığımızda alt yapı, tesis konusunun aynı olduğunu vurguladı. Alt yapı altta var fakat nedense yukarıda yok. Yukarıya futbolcu çıkmıyor. Alt yapının önemi var. Fakat bizde bu önem ne anlama geliyor anlayamadım. Yıllardır alt yapı hep altta kalmış hiç yukarı çıkamamış. İyi bir kaleci takımın yarısıdır. Takımı kurarken önce kaleciden başlayacaksın. Tekirdağspor kalesini her zaman çok iyi kaleciler korumuştur. Takım kaptanı orkestra şefi gibidir. Takımı saha içi ve dışında idare eder. Sporcuların sorunları ile ilgilenir. Yöneticiler ile köprü vazifesi görür. Kaptan hem ağabey, hem de babadır. Tekirdağspor kaptanlardan yana şanslı bir takım olmuştur. İyi bir taraftar nasıl maçı önecesinde sahada ne futbolcu var ne hakem var ne oyuncular var bir bakıyorsunuz. Alkışlar ile tezahürat yapıyor. Sizlere maç öncesi moral veriyor. Maç başladıktan sonra da bu güzelliğin maç sonuna kadar devam etmesi gerekir. İyi de olsan kötü de olsan arkanda seyirci desteği odlumu başarı kaçınılmaz olur. Seyirci her zaman 12. adam vazifesi görür. Kendi sahanda oynar iken kendi seyircinin yaptığı aleyhte tezahürat hele sporculara bireysel olumsuz yorumlar hem sporcuyu olumsuz hem de takımı olumsuz etkiler.

Şahap Pakol hocamızın gençlere tavsiyesi:

Önce efendi olacaksınız. Büyüklerinize karşı saygıda kusur etmeyeceksiniz. Arkadaşlarınızı seveceksiniz. Hocalarınızdan futbolu öğrenmek için elinizden ne gelirse yapacaksınız. Eğitim şart. Uyku ve beslenmenize dikkat edeceksiniz. Kapalı alanların dışında daha çok zaman geçiriniz. Sigara içilen alanlardan uzak durunuz. Yeteneğinizde varsa gelecek sizindir. Birlik beraberlik dayanışma konuları ile ilgili Şahap Pakol şunları söyledi. Bizim zamanımızda futbolcular arasında çok iyi bir diyalog vardı. Birbirimizin evlerini ziyaret eder. Birlikte eğlenirdik. Birlikte sessiz filmler oynar, mutluluk dolu anılarımızı anlatır hoşça vakit geçirir idik. Bu birlikteliklere hepimizin baba dediği Doktor Nevres Oktar'da zaman zaman katılır. Bizlerle birlikte olur idi. Ben çok zaman Vecdi Yanlızoğlu'nun oğlu Burak''ı alır. Sahilde gezdirirdim. Sporcular arasındaki bu samimi dostluk zaman zaman sahaya ciddi boyutta yansır herkes birbirinin hatasını telafi etmek için canla başla mücadele ederler idi. Tekirdağspor'un geleceği ile ilgili sorumuzu Şahap hocamız şu şekilde kısaca yanıtladı. Tekirdağspor'da birinci , ikinci ve üçüncü ligde oynamış futbolu burada bırakmış birbirinden değerli, futbolcular var. Bunlarla ciddi diyaloglar, daha sonra tesisleşmeye gidilmeli ve her zaman olan alt yapının üst yapıya ulaşmasını sağlama konusunda çalışmalar yapılır ise hedefe ulaşılır. Tabi ki bunun yanında iyi yönetim. Şehir halkı ile kucaklaşmış ir takım ve idari kadro bizleri tekrar eski günlere döndürür

 

 




 
  Bugün 30009 ziyaretçi (68712 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=